Cumartesi, Mayıs 29, 2010

Adalardan bir yar gelirrr...


Şarkılardan devam ediyorsak -İstanbul'un tadını çıkarmanız için bir davet kabul edin bu yazıyı :)

Haftasonu çok kalabalık ve hatta tatsız olduğu için bir Çarşamba günü Ali'nin de işten izin almasıyla adalardan en sevdiklerimize gittik. Önce Burgaz Ada'da Bira-Meze-Balık yaptık. ("Rakı yaraşşşırdı." diyen olursa "Çok sıcaktı, rakıya giremedik".)



Sonra da Heybeli'de geziye çıktık. HeybeliAda'nın büyüsü apayrı tabi. 4 sene önce kaça koşa gittiğimiz Halki Palas'ın manzarası da hala gözümün önünde... Yerleştiği harika coğrafyanın ve tarihinin gururuyla mağrur, gururlu ve ne de olsa eskiyen yüzüyle mütevazı. Bana göre 7 yıldızlı şimdinin ultra lüks otelleri ilginç ama geçici/ pop bir değerse (!), eski otellere nur yağsın:)
Özellikle Heybeli'yi gezdikçe, eski ama inanılmaz ince işçilikli evlere hayran kaldık. Sahipleri belki eskinin zenginleri, şimdinin orta sınıfı ki evler bu denli bakımsız herhalde diye akıl yürüttük.
Sonra Ali başladı hesaba kitaba gene. Loto'dan kaç trilyon kazanırsa bu evleri alırız, kendisi de mecburi olarak tatil çıkar diye. Zira 5 trilyon TL falan kazanırsa çalışmaya devam etmesi gerekiyor. Neden mi? 3 Trilyona Ali ile yıllardır gözümüze kestirdiğimiz metruk-hayaletli evi alıyor, 500TL'ye yeniliyoruz. Üstüne kalan para bir ömür yetmeyeceği için benim sağlamcı eşim gene çalışmaya devam ediyor. Dolayısıyla da Evren/ Allah / Büyük Yaratıcı veya adına her ne diyorsanız, bizim şımarık olduğumuza hükmederek henüz parayı göndermiyor. Değil oysa, da o eve taktık. Hamileliğim boyunca yaptığımız gece yürüyüşlerinde her önünden geçişte "Bahçesine neler dikeriz" e varıcaya kadar muhabbeti ilerlettik. Kendi 3 kuruşluk peyzaj bilgimiz dahilinde Pembe At Kestanesi, Mor Salkım, Erguvan, Ortanca... Şöyle bir de keşke eski bir Çınar Ağacı olsa bahçemizde, gölgesinde uyumalıki kitap okumalık....
Ali'nin loto sevdasına dönersek, canım eşimin kaç yıllardır dünyanın dört bir yanında oynamadığı loto kalmadı. NY'da kaldığı 10 günde yapılan tüm çekilişleri incelemiş, kazanma oranına göre belirlediği parayı dağıtmış, ve hatta kazanırsa ödülü kendi adına alacak dost/arkadaş ABD vatandaşını ve ona vereceği yüzdeyi bile belirlemişti :) Şimdilik en büyük kazancı Las Vegas'ta otelin kumarhanesinde kazandığı parayla otel ücretini bedavaya getirmesidir. Otel kaybetti yani?


Temiz hava Dnzhn'ı çarptı, 2 saate yakın uyudu. Biz de ha babam dolaştık. Sonra dalgaları, martıları, karabatakları seyrederek geri döndük:)






5 yorum:

  1. Maşallah, amma geziyorsunuz ailecek. Mutluluklar...

    YanıtlayınSil
  2. Tülay Şen30 Mayıs, 2010

    Heybeli, mon amour... :)

    YanıtlayınSil
  3. Cok guzel gezmissiniz, haftaici olmasi da cok akillica olmus :)
    Oteli bedavaya getirmek de maharet, bravo diyorum :)))

    YanıtlayınSil
  4. Adsız@ Baba'mızın ataletini kırdığımız noktada sokağa atıyorum aileyi o an, o dakika:)
    Tulay@ Heybeli benim, Burgaz eşimin favorisi.
    Benden Bizden@ Ali mühendisliğini konuşturuyor bu şans oyunlarını analiz ederken:) İstanbul halkı(!) olarak o kadar çok geziyoruz ki, çok cesur ya da deli değilsen nu tür yerler için en iyi zaman haftaiçi.
    Beraber de gideriz:)

    YanıtlayınSil
  5. Evlere bayıldım, bir tane de bana alın lotoyu kazanınca :P

    YanıtlayınSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...