Pazar, Haziran 20, 2010

İlk Babalar Günü...

Bugün Babalar Günü için maaile toplandık. Evimizde 9 misafirimiz vardı. Bir bebek için 11 kişi çok demekse de gene gördük ki oğlumuzun bir tipik aslan burcu, hiç şüphe yok:

  1. Kalabalıklara BA-YI-LI-YOR! Bu kadar küçük bir bebeğin kalabalıktan korkacağını, huzursuz olacağını yazar ya bütün kitaplar, tam aksine bizimki mutluluktan çıldırıyor. Minik bir yunus gibi o kucaktan bu kucağa yüzüyor:) Her kucakta ayrı bir sahne programı yapıyor resmen.
  2. Varlığıyla insanları büyülüyor. Annesi, Babası, Anneannesi, Babaannesi, Dedesi, Teyzeannesi, Enişte Dede si, Halaları, Eniştesi, Dayıdedesi, Yengesi, Büyükbüyük dedesi ve ninesi, kuzeni, Dayıları falan küçümeni görünce hep beraber kilitleniyor, sohbeti ve hatta ne yediğimizi unutuyor, ağzımız açık seyrediyoruz. Ha tabi bir de herkes sıraya girip birbirinden kapıyor küçümeni. -Şimdi bu madde sayılmaz, her bebeğin ailesi böyle derseniz de, çok çok haklısınız:)
  3. Liderliğiyle kitleleri peşinden sürüklüyor. Müziğe bayılıyor. Müzik duyunca işaret parmağını havaya kaldırıp başlıyor sağa sola sallanmaya. Maaile de peşinden sallanıyoruz. Sanıyoruz ki Music Together'dan çok etkilendi oğlumuz. Ya da bu sayede biz onun aslında müziğin ne kadar farkında olduğunun ayırdına vardık. Hmmm, bak bu da olabilir? Her neyse, eller havaya: "Turn to the left Old brass wagon, Turn to the right Old brass wagon. You are the one, my darling..."
  4. İlgi odağı olmak istiyor, hem de hep. Bu kadar kalabalıkta herkesin ilgisi onun üstünde olsa da bir an için herkes birbiriyle konuşsa, sadece kısacık bir an için bile suratına bakılmazsa, hepimize ince ayar veren bir boru ses geliyor: "Eeeee!!!"
Herkesle ayrı oynadı, zıplatanlar, dansedenler, yürümeye başlamasını hızlandırmak için antrenman yaptıranlar-nedense Özlem Abla'mın bana kastı olduğunu düşünüyorum bu konuda:), bizimkinin mest oluşu üzerine bütün evi bebek minderinde dolaştıran teyzeannesi -bkz.üstteki foto, masal okuyan küçük halası gibi. Bu kadar kudurukluğa bizimki deli yoruldu tabi. Sonra tüm misafirlerimiz gittikten, toplandıktan sonra üçümüz balkonda otururken bu yazın deli yaz yağmurlarından yağınca hep beraber ellerimizi uzattık yağmura. Yağmur şüphesiz daha önce yüzüne değmişse de artık daha bilinçli, daha farklı inceledi yağmuru. Korkup gözlerini kısarak, kaşlarını çatıp varoluş sırlarına vakıf olarak...
Bu Ali'nin ilk babalar günüydü:) Ali'ye hediye aldım almasına da, Oğlumuz bize en büyük hediye gibi bir klişe ile bu yazı biterrr... 
Not: Babalar Günü'nde Nurturia'nın Anneler en Güzel baba oğul fotograflarını çekiyor yarışmasına katılamadım ama benim için en güzel pozlardan birini sona ekliyorum. Gece babasına sokulmuş/sarılmış oğul:)

2 yorum:

  1. Özgecim, babalar günü fotoğrafları çok güzel. Yazdıklarını okuyunca kaçırdıklarımı yaşamış gibi oldum. Denizhan'ın minderli fotoğrafındaki ifadesine bayıldım, her anımız öyle keyifli olsun.

    YanıtlaSil
  2. Sağol Gülden Ablam, benim için ne mutluluk ki o yaşanmışlığı hissetmişsin:)

    YanıtlaSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...