Perşembe, Şubat 11, 2010

Yine yeni yeniden Beeen....

Ayça sağolsun bir 1.000 yıl kadar önce beni ""Hakkında hiç bilinmeyen 7 şey" konusunda sobelemişti ama bu aralar kafam o kadar yoğun ki ancak oturup yazabiliyorum. Kafamın yoğunluğu ise başka yazı konusu. Özetle "Oğlum 6 aylık, hangi konularda yerli yersiz endişelensenip de kendimi yorsam acaba?"
***
İngilizce Blog Meme, Türkçe Blog Sobe'si olarak özetlenebilecek durum, blog yazarlarının birbirlerine "elim sende" diyerek, ortamı interaktif hale getirip, blog yazarları arası iletişimi ve blog sahibinin motivasyonunu hedefleyen küçük bir oyun benim anladığım kadarıyla.


İnternet dünyasında bilimsel karşılık arıyorsanız:
In science, a Meme (pronounced to rhyme with “theme”) is a self-propagating unit of thought that is spread from one host to another. Like genes, as Memes spread they mutate or die. Only the fittest Memes survive. Burada okudum.(Mütavazı şahsiyetimin yapacağı Türkçeleştirmeyle- : Bilimsel olarak, Blog Meme/ SOBE, kendi kendine 1 evsahibinden diğerine yayılan bir çeşit fikirdir. Genler gibi SOBE'ler de ya mutasyona uğrar ya da ölür.Ancak en sağlıklı SOBE'ler devam edebilir..."
***
Neyse günün anlam ve önemine geri dönersek:
  1. SEZGİLER:Oğlum olacağını önceden rüyamda gömüştüm. 2008 yazında,  2009'da Aslan burcu bir erkek bebek doğuracağımı biliyordum. Bir de kızım olacak biliyorum, ama onun yılı ve burcu daha malum olmadı :)
  2. YEŞİLAY: Alkol düşmanı idim. Ortaokulda, son derece de laik bir okula okumama rağmen din dersimin etkisinde kalmıştım sanırım. Annemle babamın 40 yılda bir güzel bir şeyi kutlamak için evde kızartılan patatesin  yanında açtıkları birer şişe birayı bardaklarına koyduklarında, başlardım yalvarmaya:"Ne olur içmeyin, sonra cehenneme gideceksiniz." Sonra üniversite yıllarımdan başlayarak annemleri öte dünyada (artık gidecekleri mekan her neresiyse) yalnız bırakmamak için geçmiş yılların acısını çıkardım. Zaten üniversitedeki çok düşünceli hocalarımızın bizi yarısı yıkılmış, üzerimize çökmek üzere olan eski ahşap evlerin rölövelerini almak gönderdikleri, Ankara köylerinde donmamak için yapılacak tek şey Köpek Öldüren Şarabı'yla Sprite'ı karıştırıp içmekti. Önemli olan soğuğa ve çöken döşemelere rağmen hayatta kalmak ve çizimleri hafta hafta hocaya teslim edebilmekti. Proje sabunlamayı da bu derste öğrenmiştim abilerimizden. E müstehaktı hocalarımız da... Şimdilerde özel bir olay olacak da, fasıla gideceğiz de de de....
  3. SİGARA:Sigara hiç içmedim, içmem, yakınımda biri içerse de soluğuma karışsın istemem. Eşimle çıkmaya başlamadan önce ona ilk sorduğum soru, "Sigara içiyor musun?", ikincisi "Peki, hiç içtin mi?" . 2. sorunun sebebi malum, tiryakiyse gene başlar falane...O derece bir düşmanlık yani.
  4. POKER SURAT? :Suratım bir tiyatrodur. Çok çok istesem de eşim gibi Poker Surat değilim. Asla gerçek fikrimi gizlemem, gerekse bile gizleyemem. Sakince dinleyip, sürpriz cevap vermeyi istesem de başaramam. Daha karşımdakinin konuşması bitmeden ben gerçek fikrimi beyan etmişimdir.  Bu özelliğimden çok çekmişimdir, çok üzülmüşümdür ama yüzümü eğip bükmemeyi hala öğrenemem. Eşimin bende en sevdiği özelliklerinden birinin bu olması, içime biraz su serper. Özel hayatımda beni böyle ya tam severler ya da hiç ama hiç sevmezler zaten. Bir satranç tahtası olan iş hayatında ise bu özelliğim tam bir baş belası. :) Arkadaşlarım, ailem ve eşim bu durumumla çok eğlenir...
  5. GEL-GİT: Kitap okusam bile hatayı ve hayatı teoriden öğrenemeyenlerdenim. Hani ailesinin yaptığı tüm uyarılara rağmen elini ateşe sokan çocuk var ya, o benim. Bir konuda doğruyu bulana kadar uçuruma doğru giderim. Foucault'nun sarkacı gibi sallanırım fikirler arasında, beyazdan siyaha dek. Sonunda bulduğum yerin doğruluğu içime sinerse, dünya gelse fikrimi değiştiremez. Beni ben yapan "gel gitl"ler oldu hep. Ortaokulda Fundamentalist Dinci (Kolay referans için Madde2), Lisede Dinsiz, sonraki 10 sene Soru İşareti (Acep?) ve şimdi Spiritüalist olarak yaşıyorum. Halimden de çok memnunum, burası kaldığım noktadır:) Şimdilik!
  6. KÖTÜ SON:Saçımı ilk kez üniversite son sınıfta boyamıştım. Üstelik de koyu, siyaha bakan, ışık vurdukça kızıl olduğu anlaşılan bir kızıla. Babam anneme "Ne olacak bu kızın sonu?" diye sormuştu. Yok öyle küçük kasabalı değiliz. Üstelik ben de babam da Ankara'da TED Koleji'nde okumuş, normal şehirli tipleriz. Ama işte...
  7. TOM CRUISE: Üniversite kendimi o kadar mimarlık okumaya adamıştım ki, Tom Cruise gibi dolaştığımı yeni farkettim. :)

Şimdi de ben SOBE'liyorum, ama 7 tane blogger tanıyor muyum diye önce düşündüm. Daha da fazla tanıyorum ama çoğu sobelenmiş bu konuda, hem de 2'şer,3'er kez kez ve çok yakınlarda...
Ben de daha yeni tanıştığım veya sobelenmemiş/ ilgilenebileceklerini düşündüğüm 7 blog yazarını seçtim. E algıda seçicilik tabi, çoğu anne :) Döktüresiniz diye...

Esen e hadi yaz biraz, bekliyoruz...
Güneş merhaba yeniden...
E.T. hoşbulduk...
Mutlu biraz da eğlenelim...
Yapıncak hani nerede ada kızımızın maceraları?
Sokak Kedisi pssst...
Banu FSD nelere kadir, eski eskiii iş arkadaşımı buldum:)

    4 yorum:

    1. madde 4'e ilave - kuzenler, teyzeler ve diger akrabalar da bununla epey eglenirler.

      bu sobeleme fikri guzel olmus ! biz de kendini nasil gordugun hakkinda fikir sahibi olduk. bu maddeler senin kendin hakkinda "ilginc" buldugun seylerin tatli bir ozeti olsa da eksik yanlar var tabii. cok kolay iletisim kurma yetenegin (yillar once roma'da hostelde makarna / salata exchange'i saglamisti bu bize) ve kendine has deyimler/ozgesozleri yaratma yetenegini de ben eklemis olayim :)

      YanıtlayınSil
    2. Hmmm, Kuzen doğru yazmış.
      Yeni özellik: Hızlı konuştuğum için o an aklıma uygun uygun deyim gelmediğinde uydururum -düşünerek olmaz -spontane. Mesela "E Mehmet Usta, biliyorsun kimse başkasının köftesini pişinmek istemez." Aklını başına al, sorumluluğunu üstlen, başka ustalara bu işi satma manasında...

      YanıtlayınSil
    3. Seni daha sık sobelemeleyim:=)) çok eğlendim okurken :P
      Ben de erini rüyamda görmüştüm.. bir tane daha oğlum olacak ama onu daha görmedim:P

      YanıtlayınSil

    Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

    Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...