Salı, Şubat 09, 2010

Blog'a misafir geldi...

Arkadaşım Suzan, meslekdaşım, Avatar üstadı (James Cameron film sektöründeyse, Suzan da mimarlık sektöründe :P), ama bloga misafir oluşunun sebebi annesi Finli. Dolayısıyla pek çok konuda olduğu gibi çocuk yetiştirmede de bizden çok farklı bilgi ve fikirleri var. Suzan'ın kış günü buz tutmuş nehire girdiğini görmediysem de, beraber çalıştığımız dönemde dışarıda lapa lapa kar yağarken, Rumeli Hisarüstündeki evinde banyo yapıp, Kuruçeşme'deki ofise geldiğinde çıkardığı şapkasının altındaki saçlarının hala ıslak, hatta şıpır şıpır su damlayacak denli ıslak olmasına hayret etmişliğim vardır. (Ama bunu sürekli yaptığını farkedince artık bir merak unsuru olmaktan çıktı tabi.) Bunu ben yapsam "Sinüzit olacaksın evladım." nidaları annem yanımda olmasa bile kulaklarında çınladığı için ya zor cesaret ederim, ya da koşullandığım için hasta olurum. (Anne'cim sözüm sana değil, toplumsal bir koşullanma, biz sadece örneklemeyiz :))

Neyse Suzan'ın abisi Finlandiyada çalışıyor ve eşi de Finlandiya'lı. Yeğenleriyle olan yaşanmışlıkları dolayısıyla bana bir öneri maili atmış sağolsun Suzan. O kadar hoş ki burada paylaşmak istedim.
İşte Suzan'ın önerileri ve tatlı yeğenleri:
*****
Özgecim,

Denizhan'ın seyir defterinin takipçisi olarak denenmiş iki yöntem hakkında örnekli fotolar göndermenin ileride yaratıcı fikirlerine ilham kaynağı olabilmesi bakımında fayda sağlayabileceğini düşündüm.

Noel Baba saat ücretli olarak kiralanmıştır:) Noel hediyesi alınan dükkandan rezervasyon yaptırılır. Alınan hediyeler arabanın bagajına saklanır. Nokia telefon ile buluşma saatinde eve gelen Noel Baba evin
önünde karşılanarak, zuladaki paketler kendisine teslim edilir. Olaydan bi haber durumdaki yavrucaklar, eve gelen kırmızı giysili adamın verdiği oyuncaklar yanında yıl boyunca uslu durmaları ve anne  babalarını üzmemeleri, aksi takdirde gelecek sene hediye alamayacakları konusunda uyarılır. Evin aşırı haylaz oğlu bu hikayeye oldukça inanmış ve davranışlarında gözle görülür bir iyileşme
saptanmıştır. Olay denenmiş ve bir miktar başarı sağlanmıştır.



Bebeklerin anne karnında sıvı içinde bulunmaları nedeniyle geliştirdikleri refleksle 6 aya kadar suyun içersinde akciğerlerine su kaçmadığı, bebekli aileler için katılınan yüzme seanslarında denenmiştir. Fotoğraf küçük yeğen Luna'dan.


Şaka bi yana: Denizhan'ı suya alıştırmak? İstanbul'da? Nerede? Dener miydin?
Bi fikir sadece.

Sevgiler,

Suzan
*****
Suzan'cım,

Fikirler de fotograflar da çok yaratıcı, çok keyifli. Hele Luna tam bir su perisi:) Teşekkürler.
Aslında oğlumu suda doğurmayı istesem de ayarlayamadım. Kısmetse 2 numaraya artık. (Ali hamilelik ve doğum sonrası yaşanmışlıkla 2. bebeğe hala bu denli istekli olmamı sol beynimin çalışmamasına bağlıyor :))
Sonra bu ciğer meselesini biz de okumuştuk, Denizhan'ı havuza götürelim mi diye doktoruna danıştık. Doktoru denize veya deniz suyuna sokabilirsiniz ama havulardaki kimyasalların maalesef Türkiye'de çok iyi ayarlanamayabileceğinden bahsetti. Biz de şimdilik yazı, denizi, Bodrum'u beklemeye başladık.
Noel Baba olayını ise gelecek için aklımda tutacağım.

Güzel fikirler ve tatlı yeğenlerinle gene misafirimiz olun:)

1 yorum:

  1. Lara çok şirin, Nirvana'nın albüm kapağını hatırlattı:)Nevermind mıydı?

    YanıtlayınSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...