Cumartesi, Şubat 27, 2010

Anne kafası...

Harem Otogarı'na gittiyseniz belki farketmişsinizdir, hemen arkasında bir koru vardır, Atatürk Korusu. Son günlerinde Dolmabahçe Sarayı'ndan bu koruyu seyredermiş müteveffa. O nedenle bu güne dek korunabilmiş, de bir imar hamlesine yem olmamış.
İşte bu korunun hemen arkasında apartmanlar vardır. Bu sokaklarda genellikle memur, asker, öğretmenler otururdu benim çocukluğumda. Şimdi de nüfusu biraz yaşlıca bir semttir. %90'ı eski evlerdir. Ama gene de ben hala komşuluk kavramı yaşandığı, tanışıklık önemli olduğu için ailemin 1963'den beri oturduğu bu semti severim. (Daha önce yeni evliyken oturduğumuz Ataşehir'de, maalesef komşularımızla tüm apartmanda bir hırsızlık olduğu gece tanışmıştık. Bugünlerde çoğu insanın günaydın dememek için, asansörün önünde komşusuyla beraber beklemek yerine merdivenlere seyirtmesinin sebebi, Kalp sağlığını düşünmeleri değildir.)
İşte bu Harem Otogarı'na komşu oturduğumuz için yılın hangi zamanlarında asker uğurlanır, tertipler gönderilir vs. biliriz. Zira gençleri uğurlamak için gelen aileleri, arkadaşları, Hale, Jale, 7 Mahalle ile beraber gecelere kadar kutlamalar yapılır. O gece 20 geçn gidiyorsa 20 farklı davul-zurna ekibi vardır. O zurnanın da ne tiz, ne sinir bozucu bir sesi vardır. Son senelerde adet oldu, artık deli ses çıkaran havai fişekler de patlatılıyor. Marşlar, türküler, halaylar,  "En büyük asker bizim asker", "Heyallah" ve benzeri asker uğurlama odaklı tüm çeşitlemeleri burada görebiliyorsunuz.
Annelikten önce eskiden diyordum ki:
"Böyle bir ortamda gencecik evlatlarını gönderiyorlar.Ne yapsınlar?"
Sonra demeye başladım ki:
"Teröristin bu kadar iltifat gördüğü bir zamanda gencecik evlatlarını gönderiyorlar.Ne yapsınlar?"

Şimdi, anne olduktan sonra diyorum ki: "Oğlumu çığlık çığlığa uyandırmayın. Makul saatlerde yapın şu eğlencenizi."
Anne kafası farklı çalışıyor. Hele de mutlu mesut uyuyan minik melek o ardarda çalınan 5-6 havalı korna yüzünden çığlık çığlığa uyanıyorsa.
Not:Bir de merak ediyorum, melodili havalı korna taktıranlardan bazıları, çalan müziğin "Godfather"in müziği olduğunu biliyorlar mıdır? :)

2 yorum:

  1. Farklı yerlerde, farklı zamanlarda, farklı bedenlerde aynı şeyi düşünüyor demek ki anneler...

    Ben de bu konvoy gürültüsünden ve havai fişek eğlencesinden oğlum korkuyla uyandığı saniye nefret etmiş bir taraftan da evladını yolcu eden asker analarını düşünüp bu öfkemden utanmıştım.

    Anne olmak hergün bin kere ölmek demek gibi, bazen mutluluktan bazen ise endişeden...

    Sevgiler

    YanıtlayınSil
  2. Di mi:)
    Hem evrende tek ve benzersiz bir varlıksın, hem de ne çok ortak duygun var.

    YanıtlayınSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...