Salı, Kasım 10, 2009

Denizhan'ın Mandırası


Evcilik oynuyorum demiştim. Mesela neler yapıyorum?
Gündönümü çiftliğinden her hafta aldığımız 5 litre sütle evde küçük bir mandıra işletmeye başladık.

Biz artık doğal süt tüketiyoruz. Nasıl yani derseniz, doğum fotoğrafçımız Ayça Oğuş'tan duydum.

Aysun Hanım işine takık bir sütçü. Sütçü dediysem, karı koca üniversite mezunu insanlar. İnekler ağılda bile olsa serbest geziyor, doğal maddelerle besleniyor. http://arsiv.sabah.com.tr/2003/10/29/e05.html

Sütler son derece temiz şartlarda sağılıyor, el değmeden şişelenip kapınıza kadar 5lt'lik şişelerde getiriliyor.Gelen süt çocukluğumuzdaki süt. Hani cam şişede Atatürk Orman Çiftliği ve SEK Süt vardı. Üstünde kaymağı olan, lezzeti olan süt. Markette satılan içinden 10 kere yağı şusu busu alınmış beyaz renkli sıvı değil. Bunları giden gören annelerden öğrendim. Tüm dünyada bir çiğ süt, proses süt tartışması süregittiği için (ben de yeni öğrendim) herkes içine sineni yapmalı.

Bu işi Amerika'da iyice azıtmışlar, bizim kuzene NY'a ziyarete gittiğimizde süt niyetine gri mavi bir sıvı içiyordu - skim milk miş efendim. Ultra sağlıklı Manhattan ahalisine inat, hemmen soluğu markette almıştım düzgün süt içeyim diye. İşte bizim market sütlerinden vardı orada da, idare ettik. ( Kulakların çınlasın kuzeeen :) )

Ben Ayça'dan aldığım gazla neler neler yaparım diyip sütümü bir güzel kaynatıyorum - mikropları ölmesin diye kaynayınca 5-6 dk yeterliymiş.İçinize nasıl sinerse, fazla kaynayan sütün besleyicilik değeri düşüyormuş. Ardından soğumaya bırakıyorum. 2 kere gidip kaymağını ağzı kapalı bir kaba ayırıp, soğuyunca buzdolabına kaldırıyorum çünkü 1 gün sonra o nefis kremamsı kaymağa dönüşüyor ve afiyetle ekmeğe balla sürüp yiyorum.

Sütümü çelik tencerede kaynatıp, yoğurdumu ağzı plastik cam borcam'da yapıyorum. Tarifini internetten almıştım, tarifi kolay, yapması kolay.

Ardından kalan sütle çeşitli şeyler yapıyorum. O sırada evde bir mandıra havası esiyor. Mutfakta sarılıp sarmalanmış yoğurt, soğuyan süt ve kaymak. Bu işe özel paşabahçe'den aldığım kedili, köpekli süslü süt şişelerim tezgahta sıralarını bekliyor.

Ayça bizim çökelek dediğimiz peynirimsi şeyi de yapıyormuş. Merak ederseniz http://pi.web.tr/ 'de blogu var.

Ayrıca Tam un ve şeker yerine bal kullanarak yeni tatlar keşfediyorum. Onu da anlatırım.

Geç kalmış bir evcilik oyununda gibiyim derken abartmıyorum yani...:P

***Not:Resimdeki ilk çökelek denemem. Suyu süzülsün derken evi kokuttum. Az daha Sevgili Eşim mandıramızı kapatıyordu:P

Sevgiler,

Yazın sever insan Özge:)

3 yorum:

  1. Canim biz de skim milk'i o hafta almisiz, normalde az yagli aliyoruz. Bence kullanim amacina gore de degisiyor uygun sut. Ben cereal ile tuketince tadi onemini yitiriyor, yagli olmamasi gunluk tuketimi sorun haline getirmiyor. Sizlerin bu konudaki atilimini begeniyle izliyorum. Yine de dikkat edin pastorize olmayan sutlerde bir suru olumlu ozelligin yaninda hastalikli mikroorganizma riski de daha fazla olabiliyor. Ama sen mandira kivaminda sutle icice yasamaya deva edersen eminim bir gariplik olursa fark edersin. Cok sevgi selam. Yavrucani operim.

    http://milk.procon.org/viewanswers.asp?questionID=000806

    http://en.wikipedia.org/wiki/Raw_milk

    YanıtlayınSil
  2. Erkut'cum tereddüt duymakta haklısın, çünkü en son köy yumurtası yemeye niyetlenen arkadaşımın sahana kırdığı yumurtanın içinden bir cins kuş embriyosu çıkmış??? Bu işlerin Türkiye'de kontrolü az olduğu için kimi zaman kötü bir şeylerle karşılaşmak mümkün.
    Dahası tüm dünyadaki otoriteler çiğ süt mü faydalı, proses süt mü faydalı diye hala tartışıyorlarmış.Dahası süt alerjisi olan insanlar var.
    Ama bilgilenmek isterseniz diye daha önce bahsettiğim çiftiğin hijyen, temizlik vb. konulardaki özelliklerini göndermek istedim. Karar sizin, bu yazıyı tavsiye değil, paylaşım kabul edin.

    Merak edenleriniz için Aysun Hanım'ın mailinden alıntı:
    ****
    Sütümüzle ilgili paylaşmak istediklerim:

    1-Sütünü sağılan ineklerimiz 6 ayda bir (tüberküloz ve brusellosis yönünden) kan testi oluyorlar ve Tarım Bakanlığının ülkede çok az sayıda verebildiği Hastalıklardan Ari Sürü Sertifikasına sahipler.

    Bu sertifikayı 5 sene önce İstanbul'da alan ilk sürü bizim sürümüz (Sertifika nomuz 34-01);ülkemizde de çok az sayıda sertifika sahibi işletme olduğunu iyi biliyorum.Ben 6 sene önce brusellosis hastalığı geçirdim;Allah düşmanıma vermesin.Çok ağır bir tedavi geçirdim.Ardından vanayı açıp kana kana çiğ süt içebileceğim bir üretim oluşturmayı amaçladık eşimle;ve şükür ki 4 senedir de bu hayalimiz tıkır tıkır işliyor.

    2-Kapalı sistem sağım ve direkt soğutma.Kapalı sistemde hava değmeden sağım yapıyor ve sağım esnasında +37 derecedeçıkan sütü +4 dereceye soğutuyoruz.Böylelikle sütün içerisindeki organizmaların üremelerini durduruyoruz.Bu organizmalar sütü yiyip içip-üremek yerine düşük sayıda serin serin beklemede kalıyorlar.Dolayısı ile sütümüzün hijyen standartı epey yüksek oluyor. (Zaten tüm doğal ürünler gibi sütte de yaşayan doğal organizmalar var.)

    3-İneklerimize fabrika yemi vermiyoruz. Biyogüvenlik ve kuraklığa bağlı olarak otlatmıyoruz da maalesef ;ancak kendi karıştırdığımız ve kısmen de kendi ürettiğimiz ot-tahıl karışımlarını yediriyoruz.

    4-Son olarak da el değmeden;sağım esnasında soğuttuğumuz sütlerimizi el değmeden kilit kapak sıfır şişelere doldurup;İstanbul trafiğinde kapı teslimi getiriyoruz.

    5-Proses ünitemiz yok ;kreması-proteini ve her türlü iksir besin maddeleri ile birlikte sadece soğutulmuş çiğ süt üretiyoruz.

    6-Hayvanlarımız ASLA bağlı değiller;bilakis koruluğa doğru yayıldıkları harika bir ortamları var.Onlara iyi şartlarda baktığım ve her geçen gün onların refahını arttırmaya yönelik planlar yaptığım,hayaller kurduğum epey mutlu bir sürüm olduğunu söyleyebilirim.
    ****

    YanıtlayınSil
  3. çok güzel olmuş, Denizhan'ın sayesinde ilk defa bir blog okumuş olduk. Devamını merakla bekliyoruz. küçük hala-babaanne Sevgilerimizle...

    YanıtlayınSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...