Salı, Ocak 18, 2011

Antre'de

Bahsettim herhalde onlarca kez, ben mimarım, hem de işine aşık, deli divane bir mimar. Bundan sonra yazılanlar mesleki not niteliğinde midir, değil midir göreceksiniz:) Şimdiki italik pragrafı belgesel ses tonum ile okuyorum size:)
Mimaride giriş mekanının ayrı bir önemi vardır. Bulunduğu yapıya göre kimi zaman antre, kimi zaman lobi, kimi zaman da sadece giriş olarak adlandırılan bu mekanda seçtiğimiz renkler, yer ve duvar malzemeleri, aydınlatmalar çok önemlidir. Hani insanlar bir yabancıyla tanıştıklarında ilk 3-5 saniyede ilk izlenimi edinir ve sonraki tüm ilişkileri bunun üzerine filizlenir denir ya. Hah işte aynı şey mekanlarda da giriş üzerinden okunur. (Nasıl ki fetişi olup ilk kez karşılaştığı bir insanda ele, ayağa bakan varsa, banyoyu görmeden mekan hakkında fikri oluşmayanla da tanışmıştım, ayrı:) )
İşte benim kayınvalidemin antresinde de bir dizi raf ve bu raflarda çocuklarının, eşinin, dostunun dünyanın veya yurdun dört bir yanından getirdiği minik heykeller biblolar durur. Kayınvalidem de dekorasyonunu değiştirmeyi, yenilemeyi çok sever. Tam da evrenin istediği gibi, Hoop, atar eskileri, geliverir yenileri. Bizim babasıyla sinemaya giderken babaannesine emanet ettiğimiz bir günden aşağıdaki fotograf. Babaannesi atıvermiş bir dizi bibloyu, yerleştirmiş bizimkini baş köşeye.
Acaba bıraktığın yerde 5 saniyeden fazla kalsa Denizhan'ın bu hali girenlere mekan hakkında ne düşündürtecekti?
Fotografda bir de ayrı bir hava var. Sanki 2011'den değil de, benim çocukluğumda çekilmiş gibi renkler solmuş. Bir melankolik. Bu analık bana her şeyi mi duygulu gösteriyor ne?
Neyse işte, gene Konya'dan girip, San Diego'dan çıkıp, TEM'e bağlanamamış bir yazı. Bırakın dağınık kalsın...:)
Not: Bu arada yeni yılda mimari, çocuk mekanları, dekorasyon konularında da eserse ve estikçe yazmaya karar verdim. Arada soranlar da olmuştu, bloğumuzun 87 fonksiyonundan biri de bu olur artık...

4 yorum:

  1. ah mimarım bizim antre hiç istemedğim bir renge boyandı pek kasvetli, değiştiremedim de üşenip.. ilk izlenim berbat yani:)

    YanıtlayınSil
  2. Dediğim gibi kepengi açtım, tezgahımı boşalttım, pc'mi kurdum, sırada faks var. Bu kadın yarı zamanlı mimarlığa dönüyor, piyasa ona göre ayağını denk alsın. Özelime gönder antrenin resmini, seni mi kıracağım, kimbilir, belki bir güzellik gelir aklıma:)

    YanıtlayınSil
  3. bizim evin girisi de cok karaktersiz. sokak kapisi acilinca karsina cikan ilk sey ardiye dolabinin kapisi. biz resimdeki sirinlik muskasini kadrolu sus olarak almak istiyoruz. wedding registry'e eklemek mumkun mu, arkadasin urun kodu nedir?

    YanıtlayınSil
  4. Sevgili Erkut samimiyetinize güvenerek dürütçe açıklamak isterim: Şey sınırlı sayıda şeyettiğimiz için, kem küm hem special edition kendisi. Kardeşim kısaca biz bulduktan sonra buldumcuk olduk, hayatta vermeyiz. Çok meraklıysanız... :)

    YanıtlayınSil

Yaşanan her an, hissedilen her duygu benzersiz ve "1" kerelik. Unutmamak için yazıyor ve paylaşıyorum...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...